Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesi uyarınca, kabul edilebilirlik kararı sonrası Adalet Bakanlığı'na görüş bildirmesi için tanınan 30+30 günlük süre ile başvurucuya karşı beyan için tanınan 15 günlük süre arasındaki farkın, 'silahların eşitliği' ilkesi açısından yarattığı sorunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122501

'Silahların eşitliği' ilkesi, adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur ve davanın taraflarına, karşı tarafa göre önemli bir dezavantaj yaratmayacak şekilde, iddia ve savunmalarını mahkeme önünde sunabilmeleri için makul bir olanak tanınmasını gerektirir. Bu ilke, sadece delil sunma hakkını değil, aynı zamanda usuli hakların kullanımındaki süreler gibi konularda da dengeli bir yaklaşımı zorunlu kılar. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m. 71'deki düzenleme bu açıdan sorunludur. Devletin tüm imkanlarına sahip olan Adalet Bakanlığı'na, bir bireysel başvuruya ilişkin görüşünü hazırlaması için 30 gün ve talep halinde ek 30 gün olmak üzere toplamda 60 güne kadar süre tanınırken; genellikle hukuki ve mali imkanları daha kısıtlı olan bireysel başvurucuya, Bakanlığın kapsamlı ve teknik olabilecek bu görüşüne karşı cevap hazırlaması için süre uzatma imkanı olmaksızın sadece 15 gün verilmesi, taraflar arasında bariz bir usuli dengesizlik yaratmaktadır. Bu durum, başvurucuyu karşı tarafa göre dezavantajlı bir konuma sokarak 'silahların eşitliği' ilkesini ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını zedeleyici bir nitelik taşımaktadır.