Basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanmasının, sanığın hangi temel yargısal güvencelerinden feragat etmesini gerektirdiğini ve bu usulün sonunda verilen karara itiraz edildiğinde bu güvencelerin nasıl telafi edildiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122500

Basit yargılama usulü, yargılamayı hızlandırmak amacıyla bazı usuli güvencelerden feragat edilmesini gerektirir. Sanık bu usulde, en temel olarak; 1) Duruşmada hazır bulunma hakkından, 2) Delillerin huzurda ve aleni olarak tartışılması (çelişmeli yargılama) hakkından, 3) Sözlü olarak savunma yapma ve son söz hakkından feragat etmiş olur. Yargılama, tamamen dosya üzerinden ve yazılı beyanlarla yürütülür. Kanun koyucu, bu güvencelerden vazgeçmenin karşılığı olarak, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sonuç cezada 1/4 oranında bir indirim öngörmüştür. Bu usulün sonunda verilen karara itiraz edildiğinde (CMK m. 252), bu eksik kalan güvenceler telafi edilir. İtiraz üzerine, itirazı inceleyen (farklı bir) mahkeme, 'duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam eder'. Bu aşamada artık sanık, duruşmaya katılabilir, tanıkları sorgulayabilir, delilleri tartışabilir ve sözlü savunma yapabilir. Yani, itiraz hakkının kullanılması, sanığı tüm haklara sahip olduğu olağan yargılama usulüne geri döndürür. Ancak, itiraz sanıktan gelmişse ve yine mahkumiyet kararı verilirse, 1/4'lük indirim hakkını kaybeder. Bu, itiraz hakkının kullanımını caydırabilecek bir unsur olarak eleştirilmektedir.