Bir sosyal medya kullanıcısının, Alevi vatandaşları hedef alarak 'Bunların ibadethaneleri sapkınlık yuvasıdır' şeklinde bir paylaşım yapması, TCK m. 216'nın hangi fıkrası kapsamında değerlendirilmelidir? Bu fıkranın uygulanabilmesi için aranan ek şart nedir ve bu şart somut olayda nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122494

Bu eylem, TCK m. 216'nın üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmelidir. TCK m. 216/3, 'Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi...' hükmünü içermektedir. Alevi vatandaşlar, halkın 'mezhep bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimi' olup, cemevleri ve ibadet şekilleri onların 'benimsediği dini değerler' kapsamındadır. 'Sapkınlık yuvası' ifadesi, açıkça bir 'aşağılama' niteliğindedir. Ancak bu fıkranın uygulanabilmesi için, fiilin 'kamu barışını bozmaya elverişli olması' şeklinde bir ek şart aranmaktadır. Bu şartın değerlendirilmesinde, ifadenin niteliği, yayıldığı platformun genişliği (sosyal medya gibi), toplumda yaratabileceği potansiyel gerginlik ve infial göz önüne alınır. Alevi-Sünni hassasiyetinin bulunduğu bir toplumda, bir ibadethaneye yönelik bu tür ağır ve aşağılayıcı bir ifadenin, Alevi vatandaşları rencide ederek ve diğer kesimlerle aralarında husumet yaratarak toplumsal barışı ve bir arada yaşama duygusunu zedeleme potansiyeli taşıdığı, yani kamu barışını bozmaya 'elverişli' olduğu kabul edilebilir. Bu nedenle suçun unsurları oluşmuştur. (Bkz: Yargıtay 8. CD, K: 2024/120 benzer mantıkla).