Boşanma davasında, koca, kadına ait ziynet eşyalarının 'ortak ihtiyaçlar için ve kadının rızasıyla bozdurulduğunu' savunmuştur. Bu savunma karşısında ispat yükünün kime ait olduğunu ve Yargıtay'ın 'iade edilmemek üzere verilme' koşulunu nasıl aradığını açıklayınız. (YHGK-K.2020/240)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122493

Bu durumda ispat yükü davalı kocaya aittir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları, kim tarafından takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır (TMK m. 220). Hayatın olağan akışına göre bu ziynetlerin kadının zilyetliğinde ve tasarrufunda olması asıldır. Eğer koca, bu ziynetlerin kendisi tarafından alındığını veya ortak ihtiyaçlar için harcandığını iddia ediyorsa, sadece kadının rızasıyla bozdurulduğunu ispatlaması yeterli değildir. Kocanın, bu ziynetlerin 'iade edilmemek üzere' kendisine verildiğini, yani kadın tarafından kendisine bağışlandığını veya borçlarının ödenmesi için karşılıksız olarak verildiğini açık ve kesin delillerle ispatlaması gerekir. Kadının ortak giderlere rızai katılımı, ziynet eşyalarını kocasına bağışladığı anlamına gelmez. Aksi ispatlanmadıkça, ortak ihtiyaçlar için harcanan ziynetler, kadın tarafından kocasına verilmiş bir 'borç' olarak kabul edilir ve koca bunları iadeyle yükümlü kalır. İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden kocanın üzerindedir. (Bkz: YHGK-K.2020/240; Y2HD-K.2014/26223)