Mirastan feragat sözleşmesinin, TMK m. 545 uyarınca resmi vasiyetname şeklinde yapılması bir geçerlilik şartıdır. Bu şekil şartına uyulmadan, örneğin adi yazılı şekilde yapılan bir feragat sözleşmesinin akıbeti nedir? Taraflar sonradan bu sözleşmeye göre hareket etmişlerse, bu durum sözleşmeyi geçerli hale getirir mi?
TMK m. 545'te öngörülen resmi vasiyetname şekli, mirastan feragat sözleşmesi için bir 'geçerlilik (sıhhat) şartı'dır. Bu şekle uyulmadan, örneğin adi yazılı şekilde veya sözlü olarak yapılan bir mirastan feragat sözleşmesi, kesin hükümsüzdür (mutlak butlanla batıldır). Bu hükümsüzlük, mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Tarafların, şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olan bu sözleşmeye göre hareket etmiş olmaları, örneğin feragat edenin kendisine vaat edilen bir bedeli alması veya mirasbırakanın vasiyetnamesini buna göre düzenlemesi, sözleşmeyi geçerli hale getirmez. Hukukumuzda şekle aykırılığın, sonradan yapılan fiili uygulamalarla veya icazetle iyileştirilmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak, tarafların bu geçersiz sözleşmeye bilerek ve isteyerek uymaları ve sonrasında şekil eksikliğini ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğini iddia etmeleri, TMK m. 2'de düzenlenen 'dürüstlük kuralına aykırılık' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı' teşkil edebilir. Mahkeme, somut olayın koşullarına göre, şekil eksikliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması olduğuna kanaat getirirse, bu iddiayı dinlemeyebilir. Fakat bu durum, sözleşmenin 'geçerli' hale geldiği anlamına gelmez, sadece geçersizliğin ileri sürülmesinin engellendiği anlamına gelir.