TCK m.19/1, yurt dışında işlenen suçtan Türkiye'de yargılama yapılırken verilecek cezanın, suçun işlendiği ülke kanunundaki cezanın üst sınırından fazla olamayacağını düzenler. TCK m.19/2 ise bu kurala istisnalar getirir. Suçun bir Türk vatandaşına karşı işlenmesi durumunun bu istisnalardan biri olmasının ardındaki 'koruma ilkesi'ni açıklayınız.
TCK m.19/1'deki düzenleme, 'lehe olan kanunun uygulanması' ilkesinin uluslararası ceza hukukuna bir yansımasıdır ve faili, eylemini işlediği yerdeki kanuna göre öngöremeyeceği bir cezaya maruz kalmaktan korur. Ancak TCK m.19/2, bu kuralın uygulanmayacağı halleri sayar. Suçun 'Türk vatandaşına karşı' işlenmesi durumunun bu istisnalar arasında yer alması, ceza hukukundaki 'koruma ilkesi'nin (devletin ve vatandaşlarının menfaatlerini koruma) bir gereğidir. Kanun koyucu, yabancı bir ülkede kendi vatandaşına karşı işlenen bir suçta, Türk devletinin vatandaşını koruma görevinin daha ağır bastığını kabul etmektedir. Bu durumda, Türk ceza adalet sisteminin, yabancı bir ülkenin kanunundaki (belki de daha hafif olan) ceza üst sınırı ile bağlı kalması istenmemiştir. Türkiye, kendi vatandaşına yönelik haksızlığın telafisi ve cezalandırılmasında, kendi ceza politikasını ve kanunlarını tam olarak uygulama iradesini ortaya koymaktadır. Bu, devletin, sınırları dışında dahi olsa vatandaşlarının can ve mal güvenliğine verdiği önemin ve egemenlik anlayışının bir göstergesidir.