7188 sayılı Kanun ile CMK m.251'de düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması asliye ceza mahkemesinin takdirine bırakılmıştır. Mahkemenin, basit yargılama usulünün tüm objektif şartlarını taşıyan bir dosyada, bu usulü uygulamayarak genel hükümlere göre yargılama yapma kararını gerekçelendirmesi gerekir mi? Gerekçelendirmezse bu durum Yargıtay denetiminde bir bozma sebebi teşkil eder mi?
CMK m. 251/1, 'basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir' ifadesiyle bu usulün uygulanmasını mahkemenin takdirine bırakmıştır. Kanun, bu takdirin nasıl kullanılacağına dair bir kriter getirmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre (Bkz: CGK, 2023/427 E., 2023/660 K.), basit yargılama usulünün uygulanması zorunlu bir süreç olmayıp, hâkimin takdirindedir. Mahkeme, dosyanın niteliği, delillerin tartışılması gerekliliği gibi nedenlerle duruşma açarak genel hükümlere göre yargılama yapmayı daha uygun görebilir. Hâkimin bu takdirini kullanırken özel bir gerekçe belirtme zorunluluğu kanunda öngörülmemiştir. Dolayısıyla, mahkemenin objektif şartlar oluşsa bile basit yargılama usulünü uygulamayıp duruşma açması, tek başına bir bozma sebebi teşkil etmez. Yargıtay, bu durumu mahkemenin yasal takdir hakkının kullanımı olarak görmekte ve hukuka aykırı bulmamaktadır. Mahkemenin, iddianameyi kabul edip duruşma günü belirlemesi, zımnen basit yargılama usulünü uygulamama yönünde takdirini kullandığı anlamına gelir.