Bir yabancının, yabancı bir ülkede, başka bir yabancıya karşı işlediği kasten öldürme suçundan dolayı Türk mahkemelerinin yargı yetkisi hangi koşullarda doğabilir? TCK m. 12/3 ve CMK m. 14 arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/5200 K. sayılı kararındaki tartışmalar ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122479

Bu senaryo, ceza kanunlarının yer bakımından uygulanmasında 'ikame (veya devredilmiş) yargı yetkisi' olarak adlandırılan karmaşık bir durumu yansıtır. Yabancının yabancıya karşı yabancı ülkede işlediği TCK m.13 kapsamı dışındaki bir suçta (kasten öldürme gibi), Türk mahkemelerinin yargı yetkisi TCK m. 12/3'teki istisnai koşullara bağlıdır: 1) Failin Türkiye'de bulunması. 2) Suçun Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az üç yıl hapis cezasını gerektirmesi (kasten öldürme bu şartı fazlasıyla sağlar). 3) Suçluların iadesi anlaşmasının bulunmaması veya iade talebinin ilgili ülke tarafından kabul edilmemiş olması. 4) Adalet Bakanı'nın talepte bulunması. Yargıtay'ın 2014/5200 K. sayılı kararındaki tartışma, bu maddi hukuk koşulları ile CMK m. 14'teki usul hükmü arasındaki ilişkiye odaklanır. Karar, CMK m. 14'ün (yetkili mahkemenin Yargıtay tarafından belirlenmesi gibi) uygulanabilmesi için öncelikle Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suçun, yani TCK m. 12 veya 13'teki koşulların gerçekleşmiş olması gerektiğini vurgular. Somut olayda, fail Türkiye'de bulunmadığı için TCK m. 12/3'teki en temel koşul dahi yoktur. Bu nedenle, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi hiç doğmamıştır ve CMK m. 14'ün uygulanması söz konusu olamaz. Bu durumda yapılması gereken, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verip, evrakı Adalet Bakanlığı aracılığıyla suçun işlendiği ülkeye ihbar etmektir.