8. Yargı Paketi (7499 sayılı Kanun) ile ikinci kez mükerrir olan hükümlülerin koşullu salıverilme rejiminde yapılan temel değişiklik nedir ve bu değişikliğin ceza adalet sistemindeki hangi ilkeyi güçlendirmeye yönelik olduğu söylenebilir?
8. Yargı Paketi öncesinde, 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrir olan hükümlüler, yani ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan kişiler, koşullu salıverilme hükümlerinden hiç yararlanamıyor ve cezalarının tamamını ceza infaz kurumunda çekmek zorunda kalıyorlardı. 8. Yargı Paketi ile 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde yapılan değişiklikle bu mutlak yasak kaldırılmıştır. Yeni düzenlemeye göre, ikinci kez mükerrir olan hükümlüler, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için 39 yıl, müebbet hapis cezası için 33 yıl ve diğer süreli hapis cezaları için ise cezalarının dörtte üçünü (3/4) infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmeleri halinde koşullu salıverilmeden yararlanabileceklerdir. (Birden fazla süreli ceza varsa en fazla 32 yıl). Bu değişiklik, ceza adalet sistemindeki 'cezanın bireyselleştirilmesi' ve 'hükümlünün topluma yeniden kazandırılması (resosyalleşme)' ilkelerini güçlendirmeye yöneliktir. Mutlak infaz yasağının, hükümlünün cezaevindeki davranışlarından ve iyileşme göstermesinden bağımsız olarak uygulanması, bu ilkelerle çelişmekteydi. Yeni düzenleme, iyi hal gösteren mükerrir hükümlülere dahi topluma yeniden entegre olma şansı tanıyarak, umut hakkını ve infazın temel amaçlarını ön plana çıkarmaktadır.