Anayasa Mahkemesi'nin 2023/191 E. sayılı kararında, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesindeki 'hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın ... derhal yıktırılır' ibaresinin iptal gerekçelerini Anayasa'nın 35., 40. ve 125. maddeleri bağlamında hukuki bir silsile içerisinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122449

Anayasa Mahkemesi, söz konusu ibareyi Anayasa'nın 35. (mülkiyet hakkı), 40. (etkili başvuru hakkı) ve 125. (yargı yolu) maddeleriyle bağlantılı olarak incelemiştir. Mahkeme öncelikle, ruhsatsız dahi olsa bir yapının ekonomik bir değer olarak mülkiyet hakkı (AYM, E.2023/117, K.2023/121) kapsamında bir 'mülk' teşkil ettiğini belirtmiştir (paragraf 14). Yıkım, bu mülke yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasa'nın 40. maddesi, hakları ihlal edilenlere etkili başvuru yolları sağlanmasını devlete bir pozitif yükümlülük olarak yükler. Yıkım gibi geri döndürülemez bir idari eyleme karşı en etkili başvuru yolu, yürütmenin durdurulması talepli bir iptal davasıdır (paragraf 23-24). İptali istenen kural, idareye herhangi bir yazılı 'yıkım kararı' almadan doğrudan 'yıkım eylemi' yapma yetkisi vermektedir. Ortada dava edilebilecek yazılı bir işlem olmadığından, ilgililerin bu işleme karşı yargı yoluna başvurma, özellikle de yıkım gerçekleşmeden önce yürütmenin durdurulmasını talep etme imkanı ortadan kalkmaktadır (paragraf 29). Bu durum, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını (Anayasa m. 36, 125) anlamsız kılmakta, dolayısıyla mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını (Anayasa m. 40) ihlal etmektedir. Mahkeme bu gerekçelerle, kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir (paragraf 34-35).