Seri yargılama usulü (CMK m. 250) ile sonuçlanan bir mahkumiyet tekerrüre esas alınabilir mi?
Metindeki analize göre, bu konu tartışmalıdır. Seri yargılama usulünde, mahkemenin rolü savcı ile şüphelinin anlaştığı yaptırımı denetlemekle sınırlıdır ve klasik bir yargılama faaliyeti yoktur. Bu nedenle, bu usulle verilen kararın 'hüküm' niteliği zayıf görülebilir ve tekerrüre esas alınamayacağı savunulabilir. Basit yargılama usulünden farklı olarak, burada mahkemenin bir ispat faaliyeti ve vicdani kanaat oluşturma süreci yoktur. Bu nedenle tekerrüre esas alınmaması daha güçlü bir argümandır.