Adi bir senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar eden borçlu, bu senedin 'hastanede yatarken boş olarak imzalatıldığını' ve 'anlaşmaya aykırı doldurulduğunu' iddia ederse, bu iddiasını hangi tür delillerle ispatlamak zorundadır? Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/619 E. sayılı kararı bu konuda hangi ilkeyi temel almıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121909

Bu iddiasını, HMK m. 201 (eski HUMK m. 290) uyarınca 'senetle' veya yemin, kesin hüküm gibi diğer 'kesin delillerle' ispatlamak zorundadır. Tanık deliline dayanamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararının temel aldığı ilke, 'senede karşı senetle ispat zorunluluğu' ilkesidir. Borçlunun iddiası, mevcut bir senedin (kesin delilin) hükmünü ve kuvvetini ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yönelik bir savunmadır. Kanun, hukuki güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla, bu tür iddiaların da en az senet kadar güçlü bir delille ispatlanmasını aramaktadır. Kararda, 'beyaza imza' atarak risk alan kişinin, bu riskin sonuçlarına katlanması gerektiği ve anlaşmaya aykırılık iddiasını kesin delille ispatlama yükünün kendisine ait olduğu vurgulanmıştır. Borçlu, bu yönde bir yazılı delil (örneğin taraflar arasındaki anlaşmanın gerçek içeriğini gösteren başka bir protokol veya mektup) sunamadığı için, iddiasını ispatlayamamış ve davası reddedilmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-205-adi-senetlerin-ispat-gucu.html)