Eşler hakkında bir ayrılık kararı verildikten sonra, ayrılık süresi içinde eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması (örneğin aldatması), açılacak yeni bir boşanma davasında nasıl bir rol oynar?
Bu durum, açılacak yeni boşanma davasında çok önemli bir rol oynar. Ayrılık kararı, evliliği sona erdirmediği için, eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü (TMK m. 185) ayrılık süresince de devam eder. Ayrılık süresi içinde eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması, yeni ve bağımsız bir boşanma sebebi oluşturur (TMK m. 161 - Zina veya TMK m. 166 - Evlilik birliğinin temelden sarsılması). Diğer eş, ayrılık süresinin bitmesini beklemeden, bu yeni olaya dayanarak derhal bir boşanma davası açabilir. Bu yeni davada, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eş, tam kusurlu kabul edilir. Bu kusur durumu, boşanma kararının yanı sıra, diğer eş lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174) hükmedilmesinde de belirleyici olacaktır. Kısacası, ayrılık süresindeki sadakatsizlik, diğer eşe hem yeni bir boşanma davası açma hakkı verir hem de bu davada kusur ve tazminat konularında önemli bir avantaj sağlar. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/ayrilik-davasi-nedir-nasil-acilir-tmk-166/)