Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 03.03.2021 tarihli kararında, TCK m. 221/4 (örgüt suçunda etkin pişmanlık) hükmünün, karar kesinleşene kadar uygulanabileceği belirtilmiştir. Bu yorumun, TCK m. 168/2 gibi 'hüküm verilmezden önce' şartı arayan diğer etkin pişmanlık maddelerinden farkı nedir ve bu farkın sebebi ne olabilir?
Bu yorumun diğer maddelerden temel farkı, etkin pişmanlığın uygulanabileceği zaman diliminin çok daha geniş olmasıdır. TCK m. 168/2 (malvarlığı suçları) gibi maddeler, etkin pişmanlığı ilk derece mahkemesi 'hüküm vermeden önceki' aşama ile sınırlar. Oysa TCK m. 221/4'te böyle bir sınırlama yoktur. Yargıtay, bu kanuni boşluğu sanık lehine yorumlayarak, hüküm verildikten sonra, hatta dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken bile, yani karar 'kesinleşene kadar' yapılacak bilgi vermelerin etkin pişmanlık kapsamına gireceğini kabul etmektedir. Bu farkın sebebi, kanun koyucunun güttüğü amaçtır. TCK m. 168'deki amaç öncelikle mağdurun zararını gidermektir ve bu ne kadar erken yapılırsa o kadar makbuldür. TCK m. 221'deki amaç ise, çok daha önemli bir kamu yararı olan, devletin güvenliğine ve kamu düzenine yönelik ciddi bir tehdit oluşturan organize suç örgütlerinin çökertilmesidir. Kanun koyucu, bu üstün yarar nedeniyle, yargılamanın her aşamasında örgüte dair bilgi verecek failleri teşvik etmek amacıyla zaman sınırını daha geniş tutmuştur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/etkin-pismanlik-düzenleme-ve-uygulama-farklilikleri-ile-etkin-pismanligin-supheliye-veya-saniga-hatirlatilmasi)