Geçmiş hizmetleri olumlu olan ve iyi veya çok iyi sicil alan memurlar için 'bir derece hafif ceza uygulanabilir' (DMK m. 125/3) hükmü, idareye mutlak bir takdir yetkisi mi tanır, yoksa bu bir zorunluluk mudur?
Bu hüküm, idareye mutlak bir takdir yetkisi tanımaz; bu 'bağlı bir takdir yetkisi'dir. Hükümdeki 'uygulanabilir' ifadesi, bunun idare için bir zorunluluk olmadığını, bir takdir yetkisi olduğunu gösterir. Ancak idare, bu takdir yetkisini keyfi olarak kullanamaz. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, eğer kanunda aranan şartlar (geçmiş hizmetlerin olumlu olması ve sicil notunun iyi/çok iyi olması) objektif olarak mevcutsa, idarenin kural olarak bu indirimi uygulaması gerekir. İdare, bu indirimi uygulamıyorsa, neden uygulamadığını somut ve makul gerekçelerle (örneğin işlenen suçun niteliğinin çok ağır olması, memurun daha önce de benzer hatalar yapmış olması gibi) açıklamak zorundadır. Gerekçesiz bir şekilde bu indirimin uygulanmaması, takdir yetkisinin kötüye kullanılması olarak kabul edilir ve idari işlemin iptali sebebi olabilir. Dolayısıyla, şartları taşıyan memur için bu indirim bir hakka dönüşür ve idarenin bunu uygulamaması istisnai ve gerekçeye dayalı olmalıdır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/memura-disiplin-cezasi-verilmesi-itiraz-ve-iptal-davasi-acilmasi.html)