Bir memurun, amirine karşı işlediği iddia edilen saygısızlık fiilinin ispatında, olayın tek tanığının amirin kendisi ve amirin misafiri olduğu bir durumda, Danıştay 5. Dairesi'nin 2018/15491 K. sayılı kararı, ispat ve delil değerlendirmesi açısından hangi ilkeyi benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121896

Danıştay bu kararında, ceza ve disiplin hukukunun temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesini benimsemiştir. Karara göre, bir disiplin suçunun işlendiğinin kabul edilebilmesi için, fiilin 'hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde' ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda, ispat için iki temel delil vardır: olayın tarafı olan amirin tutanağı ve beyanı ile onun misafirinin beyanı. Davacı memurun beyanı ise bu iddiaların tam tersidir. Danıştay, amirin olayın tarafı olması nedeniyle beyanının tek başına objektif kabul edilemeyeceğini, diğer tanık olan misafir ile davacı arasında ise önceden bir husumet bulunduğunu tespit etmiştir. Bu durumda, tarafların çelişkili beyanları dışında, olayı aydınlatacak objektif ve tarafsız başka bir delil (başka tanık, kamera kaydı vb.) bulunmamaktadır. İddia, şüphe düzeyinde kalmıştır. Bu şüphe, memurun aleyhine yorumlanamaz. Dolayısıyla, fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/memura-disiplin-cezasi-verilmesi-itiraz-ve-iptal-davasi-acilmasi.html)