Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/2760 E. sayılı kararında, davacı kurum elemanlarınca düzenlenen 'kaçak elektrik tespit tutanağı'nın hukuki niteliği ve ispat gücü nasıl değerlendirilmiştir? Bu tutanağın aksinin ispatı hangi tür delillerle mümkün olabilir?
Yargıtay bu kararında, kaçak elektrik tespit tutanağını, HMK m. 204/2'de (eski HUMK m. 295/1) düzenlenen 'yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler' kategorisinde değerlendirmiştir. Bu tür belgeler, 'aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil' sayılır. Yani, bu tutanaklar sahteliği veya içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ispat edilene kadar doğru kabul edilir ve ispat yükünü, tutanağın aksini iddia eden (davalı) tarafa yükler. Bu tutanağın aksinin ispatı, basit bir tanık beyanı veya soyut iddialarla mümkün değildir. Tutanak bir kesin delil karinesi oluşturduğundan, aksinin de yine güçlü ve somut delillerle ispatlanması gerekir. Bu deliller; tutanağın düzenlendiği sırada abonenin orada olmadığını gösteren resmi belgeler (hastane kaydı, seyahat belgesi vb.), sayacın bozuk olduğuna dair teknik raporlar, tutanağın usulsüz veya yetkisiz kişilerce düzenlendiğini gösteren kanıtlar veya tutanak tanıklarının mahkemede çelişkili beyanlarda bulunması gibi somut olgular olabilir. Kararda, davalının soyut beyanlarının tutanağın aksini ispata yetmediği vurgulanmıştır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-205-adi-senetlerin-ispat-gucu.html)