Hakimin boşanma davasında, boşanma yerine ayrılığa karar verebilmesi için (TMK m. 170/3) aranan 'ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı' kriteri nasıl bir somutluğa sahip olmalıdır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2005 tarihli kararı bu konuda ne gibi ölçütler getirmiştir?
Bu kriter, hakimin soyut ve afaki bir ümidine değil, dosyadaki somut delillere dayanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2005 tarihli, 2005/13395 E. sayılı kararı, bu konuda önemli ölçütler getirmiştir: 1) Ciddi ve Makul Olma: Barışma ihtimali zayıf bir ihtimal değil, 'gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle' görülmeli ve 'makul surette' kabul edilmelidir. 2) Somut Dayanak: Hakimin kanaati, 'sağlam ihtimale' dayanmalı, hatta taraflardan birinin bir ikrarından veya olumlu bir hareket tarzından anlaşılmalıdır. 3) Olayların Değerlendirilmesi: Hakim, takdirini kullanırken boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saikini, olayların yoğunluğunu ve ağırlığını, eşlerin kişisel, sosyal ve kültürel durumlarını ve ne kadar süredir ayrı yaşadıklarını dikkate almalıdır. Sürekli şiddet, ağır hakaret gibi durumlar ve uzun süreli fiili ayrılık, genellikle yeniden bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldıran unsurlar olarak kabul edilir. 4) Gerekçe Zorunluluğu: Hakim, kararında barışma ihtimalinin varlığını ve kendisini bu inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta göstermek zorundadır (Anayasa m. 141/3). (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/ayrilik-davasi-nedir-nasil-acilir-tmk-166/)