İcra mahkemesinde görülen 'borca' veya 'imzaya' itiraz davası ile genel mahkemelerde açılan 'menfi tespit' davası arasındaki temel farklar nelerdir? (Yargılama usulü, ispat kuralları ve kararların niteliği açısından)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121835

Temel farklar şunlardır: 1) Yargılama Usulü ve Yetki: İtiraz davası, dar yetkili icra mahkemesinde, basit ve süratli yargılama usulüne göre görülür. Menfi tespit davası ise geniş yetkili genel mahkemelerde (Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk) genel yargılama usullerine göre görülür. 2) İspat Kuralları: İcra mahkemesindeki borca itirazda, borcun olmadığı veya sona erdiği iddiası İİK m. 169/a uyarınca ancak 'resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge' ile ispatlanabilir (sınırlı delil sistemi). Menfi tespit davasında ise genel ispat kuralları geçerlidir ve borçlu, iddiasını her türlü delille ispatlayabilir (delil serbestisi). Ancak kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında, senedin varlığı nedeniyle ispat yükü yer değiştirir ve borçlu olmadığını davacı (borçlu) ispatlamak zorunda kalır. 3) Kararların Niteliği: İcra mahkemesinin kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Yani, itirazı reddedilen borçlu, genel mahkemede menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davası sonunda verilen karar ise maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve uyuşmazlığı esastan sona erdirir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Kambiyo-Senedine-Ozgu-Haciz-Yolu-ile-Baslatilan-Icra-Takibine-Karsi-Borca-Ve-Imzaya-Itiraz-ve-Kambiyo-Senedinden-Kaynakli-Menfi-Tespit-Davalari)