Kat Mülkiyeti Kanunu m.32/4'e göre kat malikleri kurulu kararlarının noter onaylı deftere işlenmesi ve imzalanması gerekmektedir. Makale yazarı, bu gerekliliğin 'geçerlilik şartı' değil, 'ispat şartı' olması gerektiğini savunmaktadır. Yazarın bu argümanının temelinde yatan en önemli sakınca nedir ve bu argümanını desteklemek için hangi hukuki gerekçeleri ve karşılaştırmaları kullanmaktadır?
Yazarın argümanının temelinde yatan en önemli sakınca, bu kuralın bir 'geçerlilik şartı' olarak kabul edilmesinin, yönetimi fiilen karar defterini elinde bulunduran 'yöneticinin inisiyatifine ve tekeline' bırakmasıdır. Özellikle yöneticinin azledilmesi gibi kararlarda, yönetici defteri ibraz etmeyerek kat maliklerinin ortak iradesini işlevsiz kılabilir. Yazar, bu argümanını desteklemek için şu gerekçeleri ve karşılaştırmaları kullanmaktadır: 1) KMK'nın Ruhu: Kanunun amacının, kat maliklerinin ortak iradesine dayalı bir yönetim olduğu (KMK m. 27, 32); defter şartının bu ruhu zedeleyebileceği. 2) Yöneticinin Görevi: Kararların deftere işlenmesi görevinin KMK m. 36 ile yöneticiye verilmiş olması, bu görevin kötüye kullanılma riskini artırmaktadır. 3) Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay'ın çağrı usulüne uyulmamasını mutlak iptal sebebi sayarken, deftere işlenme konusunda net bir 'geçerlilik şartı' içtihadının bulunmaması. 4) Karşılaştırmalı Analiz: Türk hukukundaki diğer ortaklık yapıları olan 'dernekler' ve 'kooperatiflerin' genel kurul kararlarında, kararların noter onaylı deftere işlenmesinin bir geçerlilik şartı olarak aranmaması; bu yapılarda toplantı tutanağının yeterli görülmesi. Bu karşılaştırma ile yazar, kat malikleri kurulu kararlarının da bir tutanakla sabit hale gelmesinin yeterli olması, defterin ise sadece bir ispat aracı olarak kabul edilmesi gerektiğini savunur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/kat-malikleri-kurulunca-alınan-kararlarin-karar-defterine-islenmesinin-etkisi)