Güvenli elektronik imzalı belgelerin HMK m. 205/2 uyarınca 'senet hükmünde' sayılmasına rağmen, doğrudan 'adi senet' olarak adlandırılmamasının gerekçesi nedir? Bu terminolojik ayrım, imzanın inkarı halinde hangi usuli farklılıkları doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121821

Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu terminolojik ayrımın temel sebebi, bu belgelerin oluşturulma, ibraz ve inkar usullerinin fiziki adi senetlerden farklı olmasıdır. Birincisi, adi senet fiziki bir nesne iken, e-imzalı belge dijital bir veridir. İkincisi ve en önemlisi, inkar halinde uygulanacak usuller farklıdır. Fiziki bir adi senette imza inkarı, HMK m. 211'e göre bilirkişi incelemesi, isticvap gibi yöntemlerle çözülür. Güvenli elektronik imzalı bir belgede ise imzanın inkarı, aslında imzanın güvenli elektronik imza ile oluşturulmadığı veya belgenin sonradan değiştirildiği iddiasını içerir. Bu durumda inceleme, HMK m. 205/3 uyarınca hakimin resen yapacağı teknik bir denetimle başlar ve genellikle elektronik imza sertifika hizmet sağlayıcılarından veya teknik bilirkişilerden bilgi alınarak, imzanın geçerliliği ve belgenin bütünlüğü kriptografik yöntemlerle doğrulanır. Bu temel usuli farklılıklar nedeniyle kanun koyucu, ispat gücü bakımından eşitliği sağlamak amacıyla 'senet hükmündedir' ifadesini kullanırken, usuli farklılıkları muhafaza etmek için 'adi senet' nitelemesinden kaçınmıştır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-205-adi-senetlerin-ispat-gucu.html, HMK m. 205 Gerekçesi)