Tapu Kanunu'nun 9. maddesi, izinsiz doldurulmuş deniz kenarındaki yerlerin, dolduran adına tesciline hangi koşullarla izin vermektedir? Bu madde ile 8. maddedeki izinli doldurma arasındaki temel fark nedir?
Tapu Kanunu m. 9, izinsiz doldurulan yerlerin sonradan yasallaştırılmasına yönelik istisnai bir hükümdür. Tescil için şu koşullar aranır: 1) Tescilde Mahzur Olmaması: İlgili idari daire ve heyetlerin (belediye, liman dairesi vb.), bu yerin doldurulmuş haliyle tescil edilmesinde kamu yararı açısından bir sakınca olmadığını kabul etmesi gerekir. 2) Değerin Onda Birinin Ödenmesi: Dolduran kişinin, doldurulan yerin 'doldurulmuş olduğu halindeki değerinin' (yani ıslah edilmiş, arsa niteliği kazanmış değerinin) onda birini Hazine'ye ödemesi şarttır. Bu madde ile 8. maddedeki izinli doldurma arasındaki temel fark, işlemin başlangıçtaki hukukiliğidir. Madde 8'de, kişi en baştan izin alarak hukuka uygun bir işlem yapmaktadır ve bu nedenle tescil için herhangi bir bedel ('değer baha') ödemez. Madde 9'da ise, kişi başlangıçta hukuka aykırı (izinsiz) bir eylemde bulunmuştur. Kanun, bu hukuka aykırılığı sonradan ortadan kaldırırken, bir nevi 'yaptırım' veya 'harç' niteliğinde, yerin değerinin onda biri oranında bir bedel ödemesini şart koşmaktadır. (Bkz: zulkufarslan.av.tr/2644-sayili-tapu-kanunu/)