Bir ayrılık davasında, davacının talebi sadece ayrılığa ilişkin olmasına rağmen, mahkeme toplanan delillere göre evlilik birliğinin temelden sarsıldığına ve barışma umudu kalmadığına kanaat getirirse, boşanmaya karar verebilir mi?
Hayır, karar veremez. Bu durum, 'taleple bağlılık ilkesi'nin (HMK m. 26) özel bir yansımasıdır. TMK m. 170/2'de bu kural açıkça düzenlenmiştir: 'Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.' Davacı, boşanma davası açma hakkı olmasına rağmen, bu hakkını kullanmayıp daha hafif bir talepte (ayrılık) bulunmayı tercih etmiştir. Mahkeme, davacının bu iradesiyle bağlıdır. Mahkeme, delillere göre boşanma şartlarının oluştuğuna, hatta barışma umudu kalmadığına kanaat getirse bile, en fazla davacının ayrılık talebini reddedebilir. Ancak davacının talebini aşarak boşanmaya hükmedemez. Boşanmaya karar verilebilmesi için, davanın boşanma talebiyle açılmış olması veya ayrılık talebiyle açılan davanın yargılama sırasında ıslah yoluyla boşanma davasına dönüştürülmüş olması gerekir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/ayrilik-davasi-nedir-nasil-acilir-tmk-166/)