Yazar, bölge adliye mahkemelerinin CMK m. 280'e aykırı olarak bozma kararları vermesi sorununa çözüm olarak 'daire ve hakim sayılarının artırılması' veya 'yasal düzenleme ile bozma yetkisinin genişletilmesi'ni önermektedir. Bu iki çözüm önerisinin hukuk sistemi üzerindeki potansiyel olumlu ve olumsuz etkilerini karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121808

İki çözüm önerisinin potansiyel etkileri şöyledir: 1) Daire ve Hakim Sayılarının Artırılması: - Olumlu Etkileri: BAM'ların iş yükünü azaltarak, kanunun öngördüğü şekilde duruşma açıp esastan karar vermelerine imkan tanır. İstinafın 'ikinci bir ilk derece' gibi çalışma fonksiyonunu güçlendirir. Usul kurallarına (CMK m. 280, 286) tam uyumu sağlar. - Olumsuz Etkileri: Yüksek maliyetlidir. Nitelikli hakim ve personel bulma zorluğu yaşanabilir. Daire sayısının artması, BAM'lar arasında içtihat farklılıklarının artmasına neden olabilir. 2) Yasal Düzenleme ile Bozma Yetkisinin Genişletilmesi: - Olumlu Etkileri: Mevcut iş yüküyle başa çıkmak için pratik ve hızlı bir çözüm sunar. BAM'ları daha çok bir 'hukukilik denetimi' merciine yaklaştırarak, Yargıtay benzeri bir rol üstlenmelerini sağlar. Usul ekonomisine hizmet edebilir. - Olumsuz Etkileri: İstinaf kanun yolunun getirilme amacını (maddi vakanın yeniden incelenmesi) zayıflatır ve onu bir 'ara temyiz' merciine dönüştürür. İlk derece mahkemelerinin iş yükünü artırır. BAM'ların esastan karar verme sorumluluğundan kaçınmasına yol açabilir. Sonuç olarak, ilk çözüm idealist ve sistemin ruhuna uygun, ancak pahalı ve zorken; ikinci çözüm pragmatik, ancak istinaf sisteminin özünü zayıflatma riski taşıyan bir yöntemdir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/istinaf-mahkemesinin-bozma-kararlari-temyiz-edilebilir-mi-kanun-devleti-mi-hukuk-devleti-mi)