Disiplin soruşturmasında, memura savunma istem yazısında isnat edilen fiil ile, soruşturma sonunda ceza verilen fiilin farklı olması (örneğin savunması 'yer değiştirme' gerektiren bir fiilden istenip, cezanın 'meslekten çıkarma' gerektiren bir fiilden verilmesi) durumunu 'savunma hakkı' açısından değerlendiriniz. (DANIŞTAY İDDK - Karar No: 2020/828)
Bu durum, savunma hakkının (Anayasa m. 129, DMK m. 130) esastan ve ağır bir şekilde ihlalidir. Savunma hakkının amacı, kişinin ne ile suçlandığını tam olarak bilmesi ve buna karşı delillerini ve argümanlarını sunabilmesidir. Danıştay İDDK'nın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, savunma istem yazısında belirtilen hukuki nitelendirme ve isnat edilen fiiller ile sonuçta ceza verilen fiil arasında bir tutarlılık olmalıdır. Memurdan 'yer değiştirme' cezasını gerektiren bir fiil için savunma istenip, bu savunma alındıktan sonra, hakkında hiç savunma yapma imkanı bulamadığı daha ağır nitelikteki 'meslekten çıkarma' cezasını gerektiren bir fiilden dolayı ceza verilmesi, kişiyi 'sürpriz bir kararla' karşı karşıya bırakır. Memur, kendisini daha ağır bir suçlamaya karşı savunma fırsatı bulamamıştır. Bu, savunma hakkını tamamen işlevsiz kılan, adil işlem ilkesine aykırı, usul yönünden ağır bir sakatlıktır ve işlemin iptalini gerektirir. Savunma, şekli bir formalite değil, adil bir sürecin temel taşıdır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/memura-disiplin-cezasi-verilmesi-itiraz-ve-iptal-davasi-acilmasi.html)