Bir ayrılık davasında, mahkeme yoksulluk nafakası veya iştirak nafakasına hükmedebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve ayrılık süresince eşin veya çocuğun geçiminin nasıl sağlanacağını açıklayınız.
Hayır, ayrılık davasında mahkeme yoksulluk nafakası veya iştirak nafakasına hükmedemez. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve iştirak nafakası (TMK m. 182), nitelikleri gereği 'boşanmanın' fer'i (eki) niteliğindeki taleplerdir ve ancak boşanma kararıyla birlikte verilebilirler. Ayrılık kararı, evliliği sona erdirmediği için bu nafakaların hukuki zemini oluşmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/30111 K. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Ancak bu, ayrılık süresince eşin veya çocuğun ekonomik olarak korunmasız bırakılacağı anlamına gelmez. Hakim, TMK m. 169 uyarınca, dava süresince ve ayrılık kararıyla birlikte, eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin 'geçici önlemler' almakla yükümlüdür. Bu kapsamda, ihtiyacı olan eş için 'tedbir nafakasına' ve velayeti kendisine bırakılmayan eş aleyhine çocuk için yine 'tedbir nafakasına' hükmeder. Yani, yoksulluk ve iştirak nafakasının yerini, ayrılık süresince 'tedbir nafakası' alır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/ayrilik-davası-nedir-nasil-acilir-tmk-166/)