Uzlaştırma müzakereleri sırasında tarafların yaptığı açıklamaların (ikrar, beyan vb.) daha sonraki bir yargılamada delil olarak kullanılamamasının (CMK m. 253/20) temel amacı nedir? Bu kural, uzlaştırma sürecinin başarısını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121784

Bu kuralın temel amacı, tarafların uzlaştırma müzakerelerine hiçbir baskı veya endişe duymadan, samimi ve açık bir şekilde katılmalarını sağlamaktır. Eğer taraflar, özellikle de şüpheli/sanık, burada yapacakları açıklamaların veya borcu kabul etmelerinin, uzlaşma sağlanamaması halinde aleyhlerine delil olarak kullanılacağını bilselerdi, müzakerelere katılmaz, serbestçe konuşmaz ve savunmacı bir tutum sergilerlerdi. Bu durum, uzlaşma kurumunun ruhu olan açık diyalog ve karşılıklı anlaşma ortamını tamamen ortadan kaldırırdı. CMK m. 253/20, müzakereleri bir 'güvenli alan' haline getirir. Taraflar, söylediklerinin daha sonra mahkemede 'önlerine konulmayacağını' bilmenin rahatlığıyla, suçun nedenleri, sonuçları ve zararın giderilmesi konularında daha yapıcı bir diyalog kurabilirler. Bu 'delil yasağı', tarafların sürece katılımını teşvik ederek ve samimiyeti artırarak uzlaştırma kurumunun başarı şansını doğrudan yükseltir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/uzlastirma-kanunu-uzlasma-sartlari-cmk-253/)