Bir davada vekille temsil edilen borçlu asile yapılan tebligat neden geçersiz sayılır? Bu kuralın amacı ve yasal dayanakları nelerdir?
Vekille temsil edilen borçlu asile yapılan tebligatın geçersiz sayılmasının temel amacı, hukuki işlemlerin bu konuda uzman olan ve sürelere, usuli gerekliliklere hakim olan avukat üzerinden yürütülmesini sağlayarak, hak kaybını önlemek ve yargılamayı hızlandırmaktır. Bir kişi avukata vekalet verdiğinde, tüm hukuki süreci takip etme yetki ve sorumluluğunu ona devretmiş olur. Tebligatların doğrudan asile yapılması, asilin hukuki bilgisi yetersiz olduğu için süreyi kaçırmasına, gerekli işlemi zamanında yapamamasına veya tebligatın önemini kavrayamamasına yol açabilir. Bu nedenle kanun koyucu, tebligatı vekile yapmayı bir zorunluluk olarak düzenlemiştir. Bu kuralın yasal dayanakları: 1) Tebligat Kanunu m. 11: 'Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.' hükmü amirdir. 2) Avukatlık Kanunu m. 41: '...vekil sıfatıyla yaptığı işlemlerden doğan tebligat kendisine yapılır.' hükmünü içerir. 3) HMK m. 73 ve devamı: Davaya vekaletin kapsamını düzenler ve işlemlerin vekile karşı da yapılabilmesine imkan tanır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları (örn. HGK 2014/19-622 E.) bu kurala uyulmamasını usule aykırılık ve tek başına bozma sebebi olarak kabul etmektedir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-73-davaya-vekaletin-kanuni-kapsami.html)