CMK m. 289/1-e'ye göre, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması mutlak bir hukuka aykırılık ve bozma nedenidir. 'Kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişiler' kimlerdir ve 'tanık' bu kapsama girer mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121778

CMK'ya göre 'kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişiler', yokluklarında duruşmanın yapılamayacağı, yapılması halinde hükmün geçersiz sayılacağı kişilerdir. Bu kişiler öncelikle CMK m. 188'de sayılanlardır: sanık (kural olarak), müdafi (zorunlu müdafilik hallerinde), Cumhuriyet savcısı ve zabıt katibi. Mahkeme heyetinin usulüne uygun oluşması da bu kapsamdadır. Tanık ise bu kapsama girmez. Tanık, dinlenmesi gereken bir delildir, ancak duruşmanın kurucu unsurlarından değildir. CMK m. 191 uyarınca tanık, usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmezse hakkında zorla getirme kararı verilebilir veya duruşma ertelenebilir. Ancak tanığın yokluğunda duruşmaya devam edilmesi, CMK m. 289/1-e anlamında bir 'mutlak hukuka aykırılık' hali oluşturmaz. Bu durum, delillerin eksik toplanması gibi 'nisbi' bir hukuka aykırılık olabilir ve kararın sonucunu etkilemişse bir bozma nedeni teşkil edebilir, ancak mutlak bir bozma nedeni değildir. Makalede de, tanığın bu kapsama dahil edilemeyeceği eleştirisi yer almaktadır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/istinaf-bozmasindan-sonra-serbestlik)