Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/1995 E. sayılı muris muvazaası kararında, davacının miras payından feragat ettiğini içeren adi yazılı belgedeki imzayı önce inkar edip, bozma sonrası ikrar etmesinin hukuki sonucu ne olmuştur? Bu karar, yargılama sırasındaki ikrarın geri alınamazlığı ilkesini nasıl yansıtmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121772

Davacının, miras payından feragat ettiğini içeren belgedeki imzayı önce inkar edip, bozma sonrası mahkeme huzurunda 'müvekkiline ait olduğunu' ikrar etmesi, davanın reddedilmesine neden olmuştur. Hukuki sonucu şudur: HMK m. 205/1 uyarınca, mahkeme huzurunda ikrar edilen bu adi yazılı belge, artık aksi ispat edilemeyecek bir 'kesin delil' haline gelmiştir. Bu belge, mirasbırakanın ölümünden sonra düzenlendiği ve davacının doğmuş bir haktan (miras payından) feragatini içerdiği için geçerli kabul edilmiştir. Bu kararla birlikte, davacının aynı taşınmazlarla ilgili muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açma hakkı ortadan kalkmıştır. Bu karar, mahkeme huzurunda yapılan ikrarın kural olarak geri alınamayacağı (bağlayıcı olduğu) ilkesini yansıtmaktadır. Bir kere ikrar edilen bir imza veya vakıa, davacının aleyhine kesin delil teşkil etmiş ve mahkeme, artık bu delile göre karar vermek zorunda kalmıştır. Davacının önceki inkarı, sonraki ikrarı karşısında hukuki bir değer taşımamıştır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-205-adi-senetlerin-ispat-gucu.html)