Vekille takip edilen işlerde, avukat olmayan bir kişiye (örneğin şirket temsilcisi) verilen vekaletnameye istinaden yapılan bir tebligatın (örneğin ödeme emri tebliği) hukuken geçerli olmamasının yasal dayanakları nelerdir? (Y12.HD 2016/18955 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121762

Bu tebligatın geçersiz olmasının temel yasal dayanakları şunlardır: 1) Avukatlık Kanunu m. 35/1: Bu madde, yargı organları huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek, savunmak ve adli işlemleri takip etme yetkisinin 'yalnızca baroda yazılı avukatlara' ait olduğunu düzenler. Bu bir tekel hakkıdır. 2) Tebligat Kanunu m. 11 ve HMK m. 73: Bu maddeler, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını zorunlu kılar. Buradaki 'vekil' kavramı, Avukatlık Kanunu ile birlikte yorumlanmalıdır. Yani, usul hukuku anlamında tebligat yapılabilecek 'vekil', ancak bir avukat olabilir. 3) Yargıtay'ın ilgili kararında da (Y12.HD 2016/18955 K.) vurgulandığı gibi, avukat olmayan bir gerçek kişiye vekaletname ile tebligat alma yetkisi verilmesi, bu kanuni zorunlulukları değiştirmez. Usulüne uygun bir temsiliyet ve tebligat için vekilin avukat sıfatını taşıması şarttır. Aksi halde yapılan tebligat usulsüzdür ve muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihte yapılmış sayılır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-73-davaya-vekaletin-kanuni-kapsami.html)