Uzlaştırma sonucunda tarafların anlaşması halinde, mağdurun veya suçtan zarar görenin aynı olay nedeniyle hukuk mahkemelerinde maddi veya manevi tazminat davası açma hakkı üzerindeki etkisi nedir? (CMK m. 253/19)
Uzlaştırmanın başarıyla sonuçlanması, mağdurun veya suçtan zarar görenin tazminat hakkı üzerinde kesin ve nihai bir etki doğurur. CMK m. 253/19'un açık hükmüne göre, uzlaşmanın sağlanması halinde; 1) Soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. 2) Eğer daha önce açılmış bir maddi veya manevi tazminat davası varsa, bu davadan feragat edilmiş sayılır. Bu hükmün amacı, aynı uyuşmazlığın farklı yargı kollarında tekrar tekrar gündeme gelmesini önlemek ve taraflar arasındaki ihtilafı tamamen sona erdirmektir. Uzlaşma, failin edimi karşılığında mağdurun tüm taleplerinden (cezai ve hukuki) vazgeçtiği bir 'sulh' niteliği taşır. Mağdur, uzlaşma müzakerelerinde gelecekteki tazminat haklarından feragat ettiğini bilerek anlaşmalıdır. Bu nedenle uzlaştırmacının, uzlaşmanın bu hukuki sonucunu taraflara açıkça anlatması büyük önem taşır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/uzlastirma-kanunu-uzlasma-sartlari-cmk-253/)