Yazar, teşebbüs aşamasında kalmış bir fiil ile ilgili etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağını, bu durumda TCK m. 36'daki gönüllü vazgeçmenin gündeme gelebileceğini belirtmektedir. Etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçme arasındaki temel ayrım nedir?
Etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçme arasındaki temel ayrım, suçun tamamlanıp tamamlanmadığı noktasında ortaya çıkar. 1) Gönüllü Vazgeçme (TCK m. 36): Suç henüz 'tamamlanmadan', icra hareketleri aşamasındayken failin kendi iradesiyle suçun tamamlanmasını önlemesi veya neticenin gerçekleşmesine engel olmasıdır. Gönüllü vazgeçme, faile cezasızlık veya sadece tamamlanan kısım için ceza verilmesi sonucunu doğurur. Örneğin, hırsızlık için girdiği evden bir şey almadan pişman olup çıkan kişi. 2) Etkin Pişmanlık: Suç 'tamamlandıktan' sonra, failin pişmanlık göstererek suçun olumsuz sonuçlarını gidermeye yönelik çaba göstermesidir. Örneğin, çaldığı malı iade etmesi (TCK m. 168) veya örgüt hakkında bilgi vermesi (TCK m. 221). Etkin pişmanlık, cezasızlık değil, sadece cezada bir indirim nedenidir. Kısacası, gönüllü vazgeçme suçu tamamlama aşamasında, etkin pişmanlık ise suç tamamlandıktan sonra gündeme gelen iki farklı kurumdur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/etkin-pismanlik-düzenleme-ve-uygulama-farklilikleri-ile-etkin-pismanligin-supheliye-veya-saniga-hatirlatilmasi)