Yargıtay'ın güncel kararlarına göre, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu ticari arabuluculuğa başvurma şartı neden aranmamaktadır?
Bu davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında sayılmamasının temel nedeni, davanın niteliğidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, konusu 'bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri' olan ticari davalar için arabuluculuğu dava şartı olarak öngörmüştür. Menfi tespit davası ise, adından da anlaşılacağı gibi, bir 'tespit' davasıdır. Davacının (borçlunun) amacı, bir miktar paranın kendisine ödenmesini talep etmek değil, aksine, kendisinin davalıya karşı böyle bir borcunun 'olmadığının tespit edilmesini' istemektir. Davanın konusu bir alacak veya tazminat talebi değil, bir hukuki ilişkinin (borcun) yokluğunun tespiti olduğundan, TTK m. 5/A'da belirtilen 'bir miktar paranın ödenmesi' kapsamına girmemektedir. Bu nedenle Yargıtay, menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığına karar vermektedir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Kambiyo-Senedine-Ozgu-Haciz-Yolu-ile-Baslatilan-Icra-Takibine-Karsi-Borca-Ve-Imzaya-Itiraz-ve-Kambiyo-Senedinden-Kaynakli-Menfi-Tespit-Davalari)