İcra mahkemesinde imzaya itirazın reddedilmesi halinde borçlu aleyhine hükmedilen 'inkar tazminatı' ve 'para cezası'nın (İİK m. 170/3) hukuki niteliği ve amacı nedir? Bu cezaların, genel mahkemede açılacak bir menfi tespit davası sonucuna kadar 'tehir edilmesi' ne anlama gelir?
İnkar tazminatının hukuki niteliği, takibin devamına haksız yere engel olan borçlunun, alacaklının bu süreçte uğradığı zararı (en az %20) gidermeye yönelik bir tazminattır. Para cezasının (%10) hukuki niteliği ise, icra organlarını gereksiz yere meşgul eden ve kötü niyetli olduğu varsayılan borçluya verilen adli-idari nitelikte bir yaptırımdır. Her ikisinin de amacı, borçluları kambiyo senetlerindeki imzalarını haksız yere inkar etmekten caydırmaktır. Bu cezaların 'tehir edilmesi' (ertelenmesi), icra mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesinin bir sonucudur. Borçlu, icra mahkemesinde itirazı reddedilse bile, genel mahkemede borçlu olmadığına dair bir menfi tespit davası açabilir. Eğer bu davayı açarsa, icra mahkemesinin hükmettiği tazminat ve para cezasının tahsili, bu genel mahkemedeki davanın sonucu kesinleşinceye kadar bekletilir. Eğer borçlu menfi tespit davasını kazanırsa, icra mahkemesince verilen tazminat ve para cezası tamamen kaldırılır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Kambiyo-Senedine-Ozgu-Haciz-Yolu-ile-Baslatilan-Icra-Takibine-Karsi-Borca-Ve-Imzaya-Itiraz-ve-Kambiyo-Senedinden-Kaynakli-Menfi-Tespit-Davalari, İİK m. 170/4)