Uzlaştırma sürecinde, şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi ile edimin yerine getirilmesinin ileri bir tarihe bırakılması veya takside bağlanması durumunda, Cumhuriyet savcısının vereceği kararlar arasında ne gibi farklar vardır? (CMK m. 253/19)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121730

CMK m. 253/19'a göre bu iki durum arasında verilecek karar ve hukuki sonuçları açısından önemli farklar vardır: 1) Edimin Def'aten (Tek Seferde) Yerine Getirilmesi: Şüpheli, uzlaşma anlaşmasında kararlaştırılan edimi (para ödeme, özür dileme vb.) hemen ve tamamen yerine getirirse, Cumhuriyet savcısı şüpheli hakkında 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' (KYOK) verir. Soruşturma bu aşamada tamamen sona erer. 2) Edimin İleri Tarihe Bırakılması, Takside Bağlanması veya Süreklilik Arz Etmesi: Eğer edimin yerine getirilmesi gelecekteki bir tarihe ertelenmiş, taksitlere bölünmüş veya belirli bir süre devam edecek bir eylemi içeriyorsa, Cumhuriyet savcısı KYOK veremez. Bunun yerine, 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' (KDAE) kararı verir. Bu kararla, şüpheliye edimini yerine getirmesi için bir süre tanınmış olur. Bu erteleme süresince dava zamanaşımı işlemez. Eğer şüpheli, belirlenen sürede edimini tam olarak yerine getirirse, o zaman KYOK verilir. Ancak edimini yerine getirmezse, KDAE kararı kaldırılarak hakkında kamu davası açılır. Ayrıca, bu durumda uzlaşma raporu ilam niteliğinde bir belge sayılacağından, mağdur alacağı için icra takibi yapabilir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/uzlastirma-kanunu-uzlasma-sartlari-cmk-253/)