Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 06.12.2023 tarihli kararında, temyizi kabil olmayan bir bölge adliye mahkemesi (BAM) bozma kararını inceleyip bozması, CMK m. 286/1 hükmü karşısında nasıl bir çelişki yaratmaktadır? Yazar, Yargıtay'ın bu tür kararları vermesinin altında yatan sebep olarak neyi işaret etmekte ve bu duruma nasıl bir çözüm önermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121727

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bu kararı, CMK m. 286/1'deki 'Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir' hükmüyle açık bir çelişki yaratmaktadır. Bu hüküm, BAM'ın 'bozma kararlarının' kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini net bir şekilde ifade eder. Yargıtay'ın temyizi kapalı bir kararı inceleyip bozması, kanunun açık hükmüne aykırı bir 'yetki aşımı' niteliğindedir. Yazar, Yargıtay'ın bu tür 'zorlama' kararlar vermesinin altında yatan sebep olarak, BAM'ların kendi yetki sınırlarını (CMK m. 280) aşarak, duruşma açıp esas hakkında karar vermeleri gereken durumlarda iş yoğunluğu gibi nedenlerle hukuka aykırı şekilde 'bozma' kararı vermelerini ve bu hukuka aykırılığın temyiz yolu kapalı olduğu için denetlenememesini göstermektedir. Yani Yargıtay, BAM'ın yaptığı bir usul hatasını, kendisi de başka bir usul hatası yaparak (temyizi kabil olmayan kararı inceleyerek) düzeltmeye çalışmaktadır. Yazar, bu sakıncaların giderilmesi için çözüm olarak; BAM'ların iş yoğunluğunun azaltılması, daire ve hakim sayılarının artırılması veya kanuni bir düzenleme ile BAM'lara belirli durumlarda bozma kararı verme yetkisinin açıkça tanınmasını önermektedir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/istinaf-mahkemesinin-bozma-kararlari-temyiz-edilebilir-mi-kanun-devleti-mi-hukuk-devleti-mi)