TCK'daki farklı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma zamanı açısından gösterdiği farklılıkları (örn. 'hüküm verilmezden önce' şartının varlığı/yokluğu) analiz ediniz. Özellikle TCK m. 192/3 (uyuşturucu) ile TCK m. 168/2 (malvarlığı) arasındaki farkı, madde metinleri ve Yargıtay uygulaması açısından karşılaştırınız.
TCK'daki etkin pişmanlık düzenlemeleri zamanlama açısından önemli farklılıklar gösterir. TCK m. 221/4 (örgüt) gibi bazı maddelerde zaman sınırı konulmamışken, TCK m. 168/2 (malvarlığı suçları) ve TCK m. 248/2 (zimmet) gibi maddelerde etkin pişmanlığın 'hüküm verilmezden önce' gösterilmesi şartı aranır. TCK m. 192/3 (uyuşturucu suçları) ile TCK m. 168/2 arasındaki temel fark şudur: - TCK m. 168/2 açıkça 'kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce' ifadesini kullanarak zaman sınırını net bir şekilde çizmiştir. - TCK m. 192/3 ise böyle bir zaman sınırı içermemektedir. Madde metnine göre, karar kesinleşinceye kadar yapılacak yardımın etkin pişmanlık kapsamına girmesi gerekir. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu (CGK, 19.10.2021, 2019/301 E.) istikrarlı kararlarında, TCK m. 192/3'teki yardımın da 'hüküm verilmeden önce' yapılması gerektiğini, madde gerekçesine atıf yaparak kabul etmektedir. Bu durum, kanunda açıkça yer almayan bir şartın içtihat yoluyla getirilmesi anlamına geldiği için eleştirilmektedir. Dolayısıyla, lafzi olarak TCK m. 192/3 daha geniş bir zaman dilimi sunarken, Yargıtay uygulaması onu TCK m. 168/2 ile benzer bir zaman dilimine hapsetmektedir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/etkin-pismanlik-düzenleme-ve-uygulama-farklilikleri-ile-etkin-pismanligin-supheliye-veya-saniga-hatirlatilmasi)