Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davacı borçluda olmasının sebebi nedir? 'Senetteki ihdas nedeninin talil edilmesi' durumunda ispat yükünün yer değiştirmesini bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121707

Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü, alacağın varlığını iddia eden davalı alacaklıdadır (TMK m. 6). Ancak, uyuşmazlık bir kambiyo senedine dayanıyorsa, bu senet mücerret (soyut) bir borç ikrarı içerdiğinden ve HMK m. 205 uyarınca kesin delil niteliğinde olduğundan, ispat yükü yer değiştirir. Senedin varlığı, alacağın varlığına karine teşkil eder ve bu karineyi çürütme görevi, borçlu olmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. 'Senetteki ihdas nedeninin talil edilmesi', senedin hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığının taraflarca ileri sürülmesidir. Örneğin, senet üzerinde 'nakden' yazmasına rağmen, davalı alacaklı mahkemede bu senedin bir mal satışı karşılığında verildiğini iddia ederse, senedin soyutluluğundan vazgeçerek onu temel borç ilişkisine bağlamış olur. Bu durumda, artık o mal satışını ve malı teslim ettiğini ispatlama yükü, bu iddiayı ortaya atan davalı alacaklıya geçer. Yani alacaklı, senedi temel ilişkiden ayırıp 'talil ettiği' (gerekçelendirdiği) için, o gerekçeyi ispat etmekle yükümlü hale gelir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/Kambiyo-Senedine-Ozgu-Haciz-Yolu-ile-Baslatilan-Icra-Takibine-Karsi-Borca-Ve-Imzaya-Itiraz-ve-Kambiyo-Senedinden-Kaynakli-Menfi-Tespit-Davalari, Yargıtay HGK, 2017/19-827 E.)