Makalede, ceza yargılamasında 'sanal gerçeklik (VR) gözlüğü' kullanımının hukuki dayanakları neler olabilir? Yazar, bu teknolojinin kullanılmasının CMK'daki hangi ilke ve hakların daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesini sağlayacağını savunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121699

Yazar, sanal gerçeklik (VR) gözlüğü kullanımının hukuki dayanaklarını doğrudan bir maddeye bağlamak yerine, ceza muhakemesinin genel ilkelerinden ve sanık haklarından çıkarmaktadır. Temel dayanaklar şunlardır: 1) Delil Serbestisi İlkesi: Hukuka uygun olan her şey delil olabilir. VR ile oluşturulan bir olay yeri canlandırması da bu kapsamda bir delil veya delillerin değerlendirilmesinde bir araç olarak kullanılabilir. 2) Savunma Hakkının Serbestliği (Anayasa m. 36, CMK m. 289/h): Sanık, savunmasını istediği meşru vasıta ve yollarla yapabilir. Olayı anlatmakta zorlanan bir sanık için VR teknolojisi, savunmasını daha etkili bir şekilde ortaya koyma aracı olabilir. 3) Delillerin Ortaya Konulması (CMK m. 206): Taraflar delillerini mahkemede ortaya koyabilirler. VR canlandırması da bu kapsamda mahkemeye sunulabilir bir materyaldir. Yazar, bu teknolojinin kullanılmasının özellikle şu ilke ve hakları daha etkin kılacağını savunmaktadır: a) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı (CMK m. 217): Hakim, sanık ve diğer tarafların, olayı ve delilleri kağıt üzerindeki dökümlerden değil, üç boyutlu ve daha gerçekçi bir ortamda doğrudan algılamasını sağlar. b) Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama (CMK m. 216): Savunma makamının, iddianın senaryosuna karşı kendi senaryosunu ve kurgusunu daha somut ve etkili bir şekilde sunmasına imkan tanır. c) Maddi Hakikate Ulaşma Amacı: Yargılamayı yürüten hakimin, olay yerinde bulunmamasından kaynaklanan dezavantajı azaltarak, olayın nasıl gerçekleştiğini daha net anlamasına yardımcı olur ve daha isabetli bir karar vermesini kolaylaştırır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/sanal-gerceklik-gozlugunun-durusmada-kullanılabilirligi)