Kat Mülkiyeti Kanunu m.32/4'e göre kat malikleri kurulu kararlarının noter onaylı deftere işlenmesi ve imzalanması gerekmektedir. Makale yazarı, bu gerekliliğin 'geçerlilik şartı' değil, 'ispat şartı' olması gerektiğini savunmaktadır. Yazarın bu argümanının temelinde yatan en önemli sakınca nedir ve bu argümanını desteklemek için hangi hukuki gerekçeleri ve karşılaştırmaları kullanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121697

Yazarın argümanının temelinde yatan en önemli sakınca, bu kuralın bir geçerlilik şartı olarak kabul edilmesinin, yönetimi fiilen karar defterini elinde bulunduran yöneticinin inisiyatifine ve tekeline bırakmasıdır. Özellikle yöneticinin azledilmesi gibi kararlarda, yönetici defteri ibraz etmeyerek kat maliklerinin ortak iradesini işlevsiz kılabilir. Yazar, bu argümanını desteklemek için şu gerekçeleri ve karşılaştırmaları kullanmaktadır: 1) KMK'nın ruhunun, kat maliklerinin ortak iradesine dayalı bir yönetim olduğu (KMK m. 27, 29, 30, 31, 32); defter şartının bu ruhu zedeleyebileceği. 2) Kararların deftere işlenmesi görevinin KMK m. 36 ile yöneticiye verilmiş olması, bu görevin kötüye kullanılma riskini artırmaktadır. 3) Yargıtay'ın çağrı usulüne uyulmamasını iptal sebebi sayarken, deftere işlenme konusunda net bir 'geçerlilik şartı' içtihadının bulunmaması. 4) Türk hukukundaki diğer ortaklık yapıları olan dernekler ve kooperatiflerin genel kurul kararlarında, kararların noter onaylı deftere işlenmesinin bir geçerlilik şartı olarak aranmaması; bu yapılarda toplantı tutanağının yeterli görülmesi. Bu karşılaştırma ile yazar, kat malikleri kurulu kararlarının da bir tutanakla sabit hale gelmesinin yeterli olması, defterin ise sadece bir ispat aracı olarak kabul edilmesi gerektiğini savunur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/kat-malikleri-kurulunca-alınan-kararlarin-karar-defterine-islenmesinin-etkisi)