Güvenli elektronik imzalı belgelerin HMK m. 205/2 uyarınca 'senet hükmünde' sayılması, ancak 'adi senet' olarak adlandırılmamasının gerekçesi nedir? Bu ayrım, imzanın inkarı halinde hangi usuli farklılıkları doğurur?
Madde gerekçesinde belirtildiği üzere, güvenli elektronik imzalı belgelerin doğrudan 'adi senet' olarak adlandırılmamasının temel sebebi, bu belgelerin oluşturulma, ibraz ve inkar usullerinin fiziki adi senetlerden farklı olmasıdır. Birincisi, adi senet fiziki bir varlığa sahipken, e-imzalı belge dijital bir veridir. İkincisi, ve en önemlisi, inkar halinde uygulanacak usuller farklıdır. Fiziki bir adi senette imza inkarı halinde HMK m. 211'e göre bilirkişi incelemesi, isticvap gibi yöntemler uygulanır. Güvenli elektronik imzalı bir belgede ise imzanın inkarı, aslında imzanın güvenli elektronik imza ile oluşturulmadığı veya belgenin sonradan değiştirildiği iddiasını içerir. Bu durumda inceleme, HMK m. 205/3 uyarınca hakimin resen yapacağı teknik bir denetimle başlar ve genellikle elektronik imza sertifika sağlayıcılarından veya teknik bilirkişilerden bilgi alınarak yapılır. Bu usuli farklılıklar nedeniyle kanun koyucu 'senet hükmündedir' ifadesini tercih ederek, ispat gücü bakımından eşitliği sağlarken, usuli farklılıkları muhafaza etmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-205-adi-senetlerin-ispat-gucu.html, HMK m. 205 Gerekçesi)