Vatandaşlıktan çıkma talebinde bulunan bir kişinin, TMK m. 405 vd. uyarınca kısıtlanmış olması durumunda, bu talebini tek başına ileri sürebilir mi, yoksa bir usuli işleme tabi midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121689

Vatandaşlıktan çıkma talebi, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasına rağmen, kısıtlı kişilerin bu hakkı kullanması özel bir usule tabidir. Kısıtlı kişiler, ayırt etme gücüne sahip olsalar bile, bu tür önemli hukuki işlemleri tek başlarına yapamazlar. TMK m. 463/2'de bu durum açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, vesayet altındaki (kısıtlı) bir kişinin vatandaşlığa girmesi veya vatandaşlıktan çıkması için, öncelikle yasal temsilcisi olan vasisinin bu işleme izin vermesi, ardından bu iznin 'vesayet makamı' olan sulh hukuk mahkemesi tarafından onaylanması ve son olarak bu onayın da 'denetim makamı' olan asliye hukuk mahkemesi tarafından onaylanması gerekmektedir. Dolayısıyla, kısıtlı bir kişinin vatandaşlıktan çıkma talebi, bu üç aşamalı izin ve onay mekanizmasına tabidir; tek başına ileri süremez.