Bir bilgi veya belgenin 'özünde devlet sırrı' (TCK m. 326 vd.) olup olmadığının tayini kime aittir? Mahkeme bu konuda bilirkişiye başvurabilir mi? Başvurursa bilirkişinin rolü ne olur?
Metindeki açıklamalara ve yerleşik yargısal içtihatlara göre, bir bilgi veya belgenin 'özünde devlet sırrı' olup olmadığının nihai tayini 'mahkemeye' aittir. Bu, hukuki bir niteleme ve takdir meselesi olduğu için hakimlik mesleğinin gerektirdiği bir değerlendirmedir. Ancak, sır niteliğindeki bilginin içeriği, teknik, askeri, ekonomik veya siyasi bir uzmanlık gerektiriyorsa, mahkeme bu teknik konularda (örneğin, bir askeri belgenin mevcut savunma stratejileri üzerindeki etkisini anlamak için) bilirkişi görüşüne başvurabilir. Fakat bilirkişinin rolü, bilginin 'devlet sırrı olup olmadığına' karar vermek değil, bilginin teknik niteliği, önemi ve ifşa edilmesi halinde doğurabileceği sonuçlar hakkında mahkemeye teknik veri ve görüş sunmaktır. Mahkeme, bu teknik verileri ve diğer delilleri bir arada değerlendirerek, bilginin hukuken devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığına kendisi karar verir. (Bkz: Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 21972 tarihli ve 1972/8-9 sayılı kararı)