Disiplin soruşturmasında, memura isnat edilen 'amire saygısızlık' fiilinin ispatında, sadece olayın tarafı olan amirin tek yanlı tutanağı ve aralarında husumet bulunan bir tanığın beyanı yeterli delil sayılabilir mi? Danıştay'ın ispat konusundaki yaklaşımı nedir?
Hayır, sayılamaz. Disiplin cezaları, memurların özlük hakları üzerinde önemli sonuçlar doğurduğu için, cezayı gerektiren fiilin şüpheye yer bırakmayacak şekilde, hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle ispatlanması gerekir. Danıştay 5. Daire'nin 2018/15491 sayılı kararında bu ilke açıkça görülmektedir. Karara konu olayda, olayın taraflarının (memur ve amir) ifadeleri çelişkilidir. Delil olarak sadece amirin kendi düzenlediği tek yanlı tutanak ve memurla arasında önceden husumet olduğu anlaşılan bir kişinin beyanı bulunmaktadır. Tarafsız başka bir tanık veya başkaca bir delil yoktur. Bu durumda Danıştay, isnat edilen fiilin 'hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı' sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, sübjektif, tek yanlı ve husumete dayalı olabilecek beyanlar, bir disiplin suçunun sübutu için yeterli değildir. İdare, isnadını şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamakla yükümlüdür.