Tasarlayarak kasten öldürme suçunda (TCK m. 82/1-a) aranan 'soğukkanlılık' ve 'makul süre' unsurları, hükümlü Recep'in olayında neden gerçekleşmemiş kabul edilmiştir? Maktulün olay sonrası davranışlarının bu değerlendirmeye etkisi ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121626

Tasarlayarak öldürmenin temel unsurlarından biri, failin suç işleme kararı ile eylem arasında geçen 'makul bir süre' içinde 'ruhi sükûnete' veya 'soğukkanlılığa' ulaşmasına rağmen kararından vazgeçmemesidir. YCGK'nın 2016/189 K. sayılı kararında incelenen olayda, hükümlü Recep'in bu unsurları taşımadığı kabul edilmiştir. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1) Tahrikin Devam Etmesi: Olaydan bir gün önce eşiyle maktulü uygunsuz vaziyette yakalaması başlı başına ağır bir tahrik oluşturmuştur. Ancak maktul, bu olaydan sonra da gece boyunca ve ertesi sabah eylemden kısa bir süre öncesine kadar, hükümlünün eşinin telefonuna ısrarla mesajlar göndererek tahriki sürdürmüştür. Maktulün bu ısrarlı davranışları, hükümlünün öfkesinin yatışmasını ve ruhi sükûnete ulaşmasını engellemiştir. 2) Makul Sürenin Niteliği: Tasarlama için aranan 'makul süre', sadece kronolojik bir zaman dilimi değil, aynı zamanda failin soğukkanlılıkla düşünüp plan yapmasına imkan veren niteliksel bir süredir. Devam eden kışkırtma ve tahrik altında geçen süre, bu niteliği taşımaz. Hükümlü, maktulün mesajlarıyla sürekli olarak olayı yeniden yaşamakta ve tehevvür hali devam etmektedir. Bu nedenle, öldürme kararını verip eyleme geçmesi arasında geçen sürede soğukkanlı bir plan yapma imkanı bulamamıştır. Sonuç olarak, devam eden tahrik nedeniyle ruhi sükûnetin sağlanamaması, tasarlamanın şartlarının oluşmadığı sonucunu doğurmuştur.