Metinde, ceza yargılaması uygulamasında görüntü ve ses kayıtlarının doğrudan duruşmada izlenip dinlenmemesi ve bunun yerine kağıda dökümü ile yetinilmesi eleştirilmektedir. Bu uygulamanın, CMK'nın hangi maddelerine ve ceza muhakemesinin hangi temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini Yargıtay kararı (Yargıtay 14. CD, 11.02.2020, 2019/5960 E.) ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121588

Görüntü ve ses kayıtlarının duruşmada izlenip dinlenmemesi, öncelikle 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'sözlülük' ilkelerine aykırıdır. CMK m. 217/1'e göre hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Kayıtların sadece dökümlerinin okunması, orijinal delille doğrudan temas kurmayı engeller. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, CD'lerin 'taraflar huzurunda duruşmada izlenmesi' ve iddiaların bu şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu uygulama şu maddelere aykırılık teşkil eder: 1) CMK m. 206 (Delillerin ortaya konulması): Deliller duruşmada ortaya konulmalıdır. Kaydın kendisi delildir, dökümü değil. 2) CMK m. 216 (Delillerin tartışılması): Ortaya konulan delillerin taraflarca tartışılması gerekir. Kaydın içeriği, tonlamalar, görüntünün akışı gibi unsurlar dökümle anlaşılamayacağından, tartışma eksik kalır. 3) CMK m. 217 (Delillerin değerlendirilmesi): Mahkemenin kararını dayandıracağı delillerin duruşmada tartışılması gerekir. İzlenmeyen ve dinlenmeyen bir delil, usulüne uygun tartışılmış sayılamaz. Bu durum, delile erişim hakkını kısıtlar ve maddi hakikate ulaşmayı güçleştirir.