Kat Mülkiyeti Kanunu'na (KMK) göre, kat malikleri kurulu kararlarının noter onaylı karar defterine işlenmesi (KMK m. 32/4, m. 36) bir geçerlilik şartı mıdır, yoksa bir ispat şartı mıdır? Bu iki görüşün pratikte doğuracağı sonuçları, özellikle yöneticinin azli gibi bir durumda tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121585

Metinde bu konuda bir doktrin tartışması olduğu belirtilmektedir. İki görüş ve sonuçları şöyledir: 1) Geçerlilik Şartı Görüşü: Bu görüşe göre, usulüne uygun toplanılıp yeter sayılarla alınmış olsa dahi, bir kat malikleri kurulu kararı karar defterine işlenip imzalanmadıkça hukuken geçerli sayılmaz. Bu görüşün pratikteki en büyük sakıncası, metinde de vurgulandığı gibi, kötü niyetli bir yöneticinin azledilmesini imkansız hale getirebilmesidir. Kat malikleri toplanıp yöneticiyi azletme kararı alsa bile, karar defterini elinde tutan yönetici bu kararı deftere işlemeyerek veya defteri vermeyerek kendi azlini hukuken geçersiz kılabilir. Bu durum, kat maliklerinin ortak iradesini işlevsiz kılarak yönetimi fiilen yöneticinin tekeline bırakır. 2) İspat Şartı Görüşü: Metnin yazarının da benimsediği bu görüşe göre, kararların deftere işlenmesi bir geçerlilik şartı değil, alınan kararın varlığını ve içeriğini ispatlamaya yarayan bir şekil şartıdır. Bu görüşe göre önemli olan, Kanun'da belirtilen çağrı, toplanma ve karar yeter sayısı gibi usullere uyularak kat maliklerinin ortak iradesinin oluşmasıdır. Bu irade, toplantı tutanağı gibi başka delillerle de ispatlanabilir. Bu kabul, yöneticinin azli gibi durumlarda, defter olmasa bile alınan kararın bir tutanakla sabit hale getirilerek hukuken geçerli sayılmasını sağlar ve kat maliklerinin iradesini korur. Yazar, Türk hukukundaki dernekler ve kooperatifler gibi diğer ortaklıkların genel kurul kararlarında da deftere kaydın geçerlilik şartı olmamasını bu görüşe destek olarak sunmaktadır.