Muris muvazaası iddiasına dayalı bir tapu iptal ve tescil davasında, davalının, davacının mirasbırakanın ölümünden sonra imzaladığı ve dava açma hakkından feragat ettiğini içeren adi yazılı bir belge sunması ve davacının bu belgedeki imzayı ikrar etmesi durumunda, davanın sonucu ne olmalıdır? (YARGITAY 1. HD, Esas: 2018/1995, Karar: 2018/11297)
HMK m. 205/1'e göre, mahkeme huzurunda ikrar edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, davacının, mirasbırakanın ölümünden sonra düzenlenen ve dava konusu taşınmazlarla ilgili dava açmayacağını belirterek miras payından feragat ettiğini içeren 17.12.2012 tarihli adi yazılı belgedeki imzayı ikrar ettiği vurgulanmıştır. Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan bu tür bir feragat sözleşmesi geçerlidir. Davacının kendi imzasını ikrar etmesiyle birlikte, bu belge kesin delil niteliği kazanır ve davacının feragat iradesini ortaya koyar. Bu durumda, davacının daha sonra muris muvazaası iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açması, kendi feragatiyle çelişir ve hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyebilir. Bu nedenle, mahkemenin, imzanın ikrar edildiği bu feragat belgesini dikkate alarak davanın reddine karar vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar vermesi hukuka aykırıdır.