Noterde düzenlenen resmi bir hisse devir sözleşmesinde bedelin 'nakten ve tam olarak' alındığı belirtilmesine rağmen, tarafların daha sonra adi yazılı bir protokolle borcun ileri bir tarihte ödeneceğini kararlaştırması durumunda, bu adi yazılı protokolün hukuki geçerliliği ve ispat gücü nedir? (Yargıtay 11. HD - 2017/3500 E., 2019/682 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #121581

HMK m. 205/1 uyarınca, imzası inkar edilmeyen adi yazılı bir belge, aksi kanıtlanmadığı sürece kesin delil niteliğindedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, noter devir sözleşmesinden sonra yapılan adi yazılı sözleşmenin taraflar açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir. Bu adi yazılı belge, noter senedindeki 'bedelin tam alındığı' yönündeki beyanın aslında gerçeği yansıtmadığını, yani bedel konusunda bir muvazaa olduğunu ispatlar niteliktedir. Resmi belgenin aksi, kural olarak yine resmi bir belgeyle ispatlanabilir ancak taraflar arasında daha sonra yapılan ve imzası inkar edilmeyen bu adi yazılı belge, tarafların gerçek iradesini ortaya koyan ve aralarındaki ilişkiyi düzenleyen yeni bir anlaşmadır. Dolayısıyla, davacı iddiasını bu adi yazılı protokole dayandırabilir ve mahkemenin, alacak iddiasını değerlendirirken sadece noter sözleşmesini değil, bu sonraki tarihli protokol hükümlerini de dikkate alarak bir karar vermesi gerekir.